Yoga ve Farkındalık

| 1 Nisan 2011 Cuma

Ekolojikrehber.com’da yazılarını izleyebileceğiniz Yoga ve Farkındalık eğitmeni Zeynep Çavuşoğlu ile 2010 yılında tanıştık. Ekoloji Günleri’ndeki standımızda Nazım Tanrıkulu ‘Tıbbi Bitkileri Doğru Kullanma Rehberi’ kitabını imzalıyordu. Zeynep Hanım imzaya gelmişti. Yoga eğitmeni olduğunu öğrenince ‘Ben bir Yoga Merkezi’nde 3 derse katıldım ve anladım ki yoga bana göre değilmiş…’ dedim. Ancak  Zeynep Hanım’ın yoga hakkında söyledikleri bu fikrimi değiştirdi.

Zeynep Hanım’ın bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşmasını diledim. Ekolojikrehber.com projemizden sözedince Zeynep Hanım “Tamam, ben de varım” dedi. Yoga ve Farkındalık eğitmeni Zeynep Çavuşoğlu’nun yazılarını Ekolojikrehber.com’dan izleyebilirsiniz.

Zeynep Hanım’a Yoga ile ilgili merak ettiklerimizi sorduk, bize çok değerli bilgiler verdi.

Yoga nedir? Tarihçesinden sözeder misiniz?

Bu günün materyalist bakış açısından bakıldığında sadece bedensel çalışmalardan oluştuğu yanılgısı yaygın olan Yoga’nın kelime anlamı ile başlayalım. En eski dillerden olan Sanskrit dilinde yuj kökünden gelen bu kelime; birleşme, öğur olma, karışma anlamındadır.

Günümüzde değişik dillerde halen bu kökün etkileri görülebilir. İngilizce’de “to join’’, Fransızca’da ‘’rejuendre’’ de olduğu gibi.

Tarih yazı ile başlasa da insanın sosyal yaşamı, gerçek geçmişi bugün bilim dünyasında tartışılıyor. Mitoloji ve tarih objektif olarak gözden geçirildiğinde insanın doğasına dair kadim bilgilerin uzundur unutulduğu/unutturulduğu net olarak görülebilyor. Özellikle son 5 bin yılın ataerkil doğası buna neden olmuş gibi. Bu kadim bilgilerin geri çekilmeleri 7 bin yıla tarihlenen Siva-Sadashiva kültü dönemine rastlıyor, nedeni savaşçı kabilelerin artıp güç mücadelesi vermeleridir. Gene bu dönemde Anaerkil yaşamın ritüelleri farklı dialeklerle çorba olup öz bilgisini yitirmeye yüz tutuyor. Bugün Hint mitolojisinin baş yapıtı olan Mahabarata savaş meydanında Shiva’nın Arjun’a verdiği öğütler bütünüdür. Bugüne kalabilmiş Yoganın atasını ise 2300 yıl evvel Patanjali  Astaunga Yoga adı altında  sistemleştiriyor. Bini aşkın kabilenin farklı uygulamalarının olmazsa olmaz çabasını 8 basamakta topluyor ve bunları anlatan sutralarını yazıyor. Asta Sanskrit dilinde sekiz demek. Aunga ise hisse, basamak anlamında.

İnsanı ve var oluşun tümünü tek bir bilincin yansımaları olarak gören bu bilgi, Micro  ile Makronun bir olduğu bilgisine dayanır. Bu gün hologram, kuantumve fizik bu kadim söylemleri ispatlamış görünüyor. Batının Doğudan kendi algısı çerçevesinde kendi yaşamına adapte ettiği kök kelimeler bugün bir sürü şeyde olduğu gibi çarpıtılıp, kirletilmiş ve yanlış algılara sebep olmuştur. Kadim Tantra “sex yogası” oluvermiştir. Yaratıcı enerjinin bilgisi basite indirgenip tam tersi geçici hazın oyuncağı olmuştur. Anaerkil dönemin epey öncesine tarihlenen Tantra, bilincin en durağan titreşimli hali olan bedenimizin diğer katları ile uyum içinde oluşunun bilgisidir aslında. 8 basamağa bu gün Yoga deyip çıkıveriyoruz. Bugün bedesel kolay duruşlar olarak tercüme edeceğimiz Asana, bahsedilen  8 basamağın sadece 3 .cü eyleminin adıdır. Kadim bilgeler tabiatı ve tabiatın enerji bilgisini, döngüleri, eylem ve enerji arasındaki bağı biliyorlardı.

Yoga türlerinden söz eder misiniz? Kim, hangi tür yogayı seçsin?

Yoga 8 BasamakYoga birdir ve bölünemez. Türden ziyade katmanlar olarak incelenebilir. Okyanusun varlığını araştırmaya ancak kıyısından görerek başlayabilirsek, Yogaya da belki bedensel çalışmalarla başlamak doğru olur diyebiliriz.. Nitekim bu gün yoganın bir yan ürünü olan plates çığ gibi hayatımıza girdi. Spor salonlarında uygulanan kardiyo çalışmalarında hareketler ritmik nefes eşliğinde yapılıyor. Uyum, ritim, nefes bilgisi Nefes Akademileri moda oldu.

İnsan üçlü bir yapıya sahip bir varlık. Yani bedensel, zihinsel ve tinsel doğası ile bir bütün. Tümünü bir tutan bir ekol en doğrusu tabiî ki. Yani sadece bedeni güçlendirmek yerine zihinsel ve ruhsal çabaları ile günlük uygulama en sağlıklısı. Astaunga Yoga bu gün batıda astanga yoga adı altında bedensel bir tür gibi tanıtılıyor. Karma yoga,  Bakti yoga, Hatha yoga , Raja yoga isimleri birer tür den ziyade bu 8 basamakta hedeflere ulaşmanın sistemleştirilmiş halleridir. Ha-Tha Yoga bizim bildiğimiz yogaya verilen bir isim gibi dursa da bedendeki sıcak ve soğuk 2 ana enerji akımını dengelemeyi, nefesle bütünleşmeyi hedefleyen bedensel çabalar bütünüdür. Bedenini dengeleyerek başlamak, duruşlarda estetikten ziyade farkındalığı arttırmak ileri safhalardaki konsantrasyon ve meditasyon için gereklidir.

Bir insan neden yoga yapmak ister?

Kendini bilmenin bir sürü yolu vardır elbette. Yoga insanın ve varoluşun doğasını anlaması için sistemleştirilmiş kadim bir öğretidir. Bana göre kendini bilmenin en kestirme yoldur. Bugün depresyonun bir düşman gibi algılandığı, panik atağın dışarıdan gelen bir ucubeymiş gibi görüldüğü garip bir zamanda yaşıyoruz. Suçlu hep dışarıda aranıyor. Oysa insan düşünceleri, duyguları, eylemleri ve çevresindeki her şeyle bir bütün. Dışarıyı düzeltmekten yorgun düştük. Şimdi içe bakma zamanı.

Neden yoga yapmalıyız?

Astaunga Yoga’nın 8 basamağının ilki, dış dünya ile ilişkilerimizi dengede tutmayı hedefler. Kelime anlamı kontrol olan Yama’nın ilk ilkesi Ahimsa- Şiddetsizlik –dır. Yoga bedensel kolay duruşların yanı sıra nefesle bedeni izlemeyi ve en duyarlı halde düşünce ve duyguları gözlemeyi ve eylemleri kontrol etmeyi amaçlar. Günümüz insanı düşünce zincirlerinin esiri olmuş bir zihne, yorgun bir bedene ve unutulmuş bir ruha sahip. Kısacası dengesini arıyor.

Türkiye’de ve Dünyada yoganın gelişimi nasıl oldu?

Dünyada; Doğuda yoganın gelişimi biraz evvel izah ettiğim gibi onbinyıllara dayanıyor. Rishi,Shri olarak anılan kadim ustalar hayvanları, tabiatı, yıldızları ve döngüleri gözlemlediler ve bazı duruşların, ayın hareketlerinin, elementlerin bazı hormonları farklı etkilediğini, ve bu hormonların da düşünce ve duygu zincirlerine bağlı olduğunu gördüler. Daha yüksek bilinç katlarının olduğunu fark ettiler. Yüksek kozmojoji bilgisine sahip oldular.

Zeynep Çavuşoğlu Yoga ve Farkındalık MeditasyonBatıda ise; 1950-60 yıllarında batıdan doğuya bir hippy akını olmuştu. İngilizler ile sömürgesi olan Hindistan arasında zaman içerisinde kültürlerarası bir merak da doğdu. Avrupa, doğu sanatlarına merak salmıştı. Mesela psikolojinin babalarından Jung oralarda araştırmalar yapmış. Ortak bilinç kavramına Yogilerle yaptığı araştırmalar ışık oldu. Yehudi Menuin dönemin en önemli keman ustası, zaman içerisinde bugün Amerika’da çığ gibi büyüyen yoganın ilk ustalarından olan BKS Iyengar ile yakın dost oldu ve onun ilk kitabının ön sözüne 1964’de şunları yazdı: “Yoga ile ilk enstrümanımız (müzik aletimiz) olan bedenimize yoğunlaşarak, onu çalmayı (doğru kullanmayı) maksimum resonansta uyumu resmetmeyi öğreniriz.”

Son dönemde Tibet’in ruhani lideri  Dalai Lama’nın sürgünde oluşu Amerika’da bilim insanları ile ortak araştırmalar yapmasına neden oldu. Ki bugün psikoloji ve insanın ruh sağlığı açısından çığır açacak nitelikte bilimsel yapıtlara dönüşüyor.

Türkiye’de ilk anılan hocalardan biri merhume  Müheyya İzerdir. Hala kitaplarından yararlanırım. Ben çocuktum Yogi Kazım vardı. Şimdilerde çığ gibi büyüyen bir sektöre dönmek yolunda. 2 aylık diplomalı hocalarımız ile çığ gibi bir orduya dönüştük. Bu işe bir başlayan mutlaka daha derinlere yol alacaktır.

Bu bir trend mi? Modern dünyada,  Batıda yogadan önce insanlar ne yapardı?

Yoga  bir trend-moda-değil hiçbir zaman da olmadı. Bilakis insanın kendisi için sessizlikte  yaptığı bir şey nasıl trend olur ki. Yoga yapılmayıp konuşuldukça konuşanlar arasında trandy-modayı izleyen- olunuyor.  Bu konuşmalar sadece yoganın adını duyup trendy olmaya ihtiyacı olanlara mahsus diye hissediyorum. Gerçek yoga yapan konuşmaz bile .

Batıda beden,  zihin ve ruhun bir bütün olduğu bilgisi çok yeni. Yani kuantum fiziği ile artık moleküler sistemin düşünce ve duygu zincirinden etkilendiğini biliyoruz.

Yani kanser, paranoya, aids gibi amansız hastalıklar baş gösterip çığ gibi artınca  yemek, düşünmek ve bedensel sağlık anlayışını yeniden gözden geçirmek zorunda kalındı.

Özel amaçlara, durumlara yönelik yoga türlerinden sözeder misiniz?

Çocuklar konusu çok önemli. Benim bağlı olduğum ekolde aldığım bir eğitim var. Neohumanistic Education. Eğitim ana okulda yoga ve kiirtan ile başlıyor. Minicikler başka bir bilinçle yetişiyorlar. Daha doğrusu doğduklarında açık olan bilinçlerinin kapanmamasına özen gösteriliyor. Çevre ile uyumlu bir varlık oldukları ön planda tutulan bir eğitim veriliyor. Dünyada çok az ülkede sayıları çok az özel okullar bunlar. Bizim eski adetlerimiz ne güzeldir bebeklere agucuk yapılır. Yani kolları bacakları ritmik ses eşliğinde oynatılır. Bebek  de anne de bu eylemden farkında olmadan daha mutlu hisseder.

Batıda ve bizde ufak ufak erken yaşta yoganın önemi anlaşılmaya başlandı ise de bu bizde özellikle  trandy olmaya yönlendiriyor biraz. Şaka bir yana çocuklar yoga hareketlerini uyguladıklarında daha uyumlu daha sakin daha bilinçli, dikkat dağınıklığı sorununu çözebilir oluyorlar.

Hamile yogası konusu biraz karışık. Bizde yoga oldukça hormonal açıdan uygulandığı için 3 aydan sonra uygulanmaz. Batı yogayı esnemeler, gevşemeler ve nefes olarak aldığı için de 3 aydan sonra 8. aya kadar yapılmasını tavsiye ediyor. Ben bir ara bu konuda çalıştım. Bilinçli bir şekilde uygulanmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.

Hiç yoga yapmamış ve ilgisi, merakı, isteği olan birine neler önerirsiniz?

Benim bazen hayret ettiğim bir yönüm var. Cesaret. Çocukluğumdan beri sezgilerim çok güçlü ve iç itkilerim başa çıkılmaz güçte. Bir şey benim cazibe alanıma girmişse gider alırım. Onu deneyimlerim, gerekiyorsa da anında bırakırım. Akıllı insan bilmediği şeyin etrafında dolanır durur. Çünkü çok düşünür ve mukayese yolu ile anlamaya çalışır. Yanlış. Talebeler bazen şöyle der: Ben yoga hakkında çok az şey biliyorum?…Yoga için kitap okumaktansa bir yoga seansına katılın. Ders sonunda nasıl hissediyorsanız ona göre karar verin, iyi ise devam, değilse başka bir hoca bulun. Sizin seviyenize göre doğru hocayı ancak deneyimiz söyler.

Zeynep Çavuşoğlu’nun yoga felsefesi nedir?

Benim için her şey “hayat” dediğimiz bu şahane deneyim için bir araç. Kişiler, sözcükler, eylemler, geçmiş… Her şey oyunun parçası..

Yoga ile dinç, coşkulu, neşeli ve kesin daha yaratıcı oldum. Gerçek yoga uygulayıcısı olduğumdan beri en zor anlarım bile ümitli, oyunun parçası olduğumun bilinci ile geçiyor. Kötü diye bir şey kalmadı. Deneyimleri oyunun içinde oyuncak olmadan hayretle seyretmeyi  öğrendim.

Zeynep Çavuşoğlu kimdir? Yoga ile nasıl tanıştı? Eğitmenlik ne zaman ve nasıl başladı?

1958 Ankara doğuluyum. 1977’de Londra’da eğitimim sırasında yoga ile tanıştım. Türkiye’ye döndükten sonra reklam sektöründe çalıştım. 1987′ de oğlum Ali’nin doğumundan sonra doğum sonrası depresyonla başa çıkmak için yeniden yogaya başladım. 2003 senesine kadar Türkiye’de yoga’nın öncülerinden Ayzin Dörtbudak ve Kannur Akın ile B.K.S Iyengar metodu Hatha Yoga çalışmalarını sürdürdüm, Prof. Akif Manaf’ın uygulamalarına katıldım.

Bir merkez açma hayalim ve bu konudaki araştırmalarım sonucunda 2000 yılında eğitmen olmaya karar verdim. Kevala International Yoga Teachers Training sürecinden sonra Aura Wellness Center – Tamamlayıcı Sağlık  Yoga  Eğitimi diploması için çalışırken klasik yoga eğitiminin önemini kavrayarak dünyanın önde gelen geleneksel klasik okullarından birinin talebesi olup Jyotirmayii ismini aldım. Acarya Ananda Uttama Avt’dan  Meditasyon, Avathutika Anandarama Ac’dan Neo-Humanizim derslerim devam ediyor. Yoga bir yaşam şekli. Okulda imtahanla öğrenilecek bir şey değil. Her sene imkan buldukça grubun yurt dışındaki etkinliklerini takip ediyorum. Seminerlerin de katkısı ile  Rajadhiraja Yoga, Mistisizm, Yeniçağ Kuantum Psikolojisi etüdlerimi, Yoga ve Farkındalık dersleri vererek paylaşıyorum. Hedefim, günümüz insanının unuttuğu bütüncül, yaratıcı doğasını hatırlamasına katkıda bulunmak.

Bu sene tüm deneyimlerimi toplayacağım bir çalışma kitabı hazırlığı içindeyim. Önümüzdeki sene grubun katkıları ile Türkiye’de bir yoga yaşam gezisi düzenleyeceğiz.

Paylaş:
Kategoriler: GÜNCEL, SAĞLIK, YEŞİL'İN ASLI


Yorum Gönder

Yorum göndermek için kayıtlı olmalısınız. Ekolojik Rehber'e üye olmak için tıklayın.



Yazar Hakkında

Aslı Dede


Ekolojik yaşama ilgisi olan iki arkadaşı ile birlikte 2006 yılında Naturey.com projesini hazırladı. O günden bugüne ekolojik yaşamı destekleyen kişi ve kuruluşlarla bağlantı halinde. Radyo programında "Yeşil Yaşam için neler yapabiliriz?" sorusunun cevabını konukları ile birlikte arıyor. İÜ SBF Kamu Yönetimi lisans, İÜ SBE Tanıtım Halkla İlişkiler yüksek lisans mezunu. Bersay İletişim, Futurekids Türkiye, Doğan Online (E-kolay.net), Borusan Elektronik (Otomax.com), Hürriyet Internet Grubu (Hurriyetemlak.com-Hurriyetoto.com) firmalarında çalıştı. Bemateks markalarının (Kanz, Pampolina, Steiff, Kathe Kruse, Doll) Pazarlama Müdürlüğü ve Bemateks anne-bebek-çocuk e-ticaret sitesi Kidycity.com yöneticiliğini yapıyor. e-ticaret, e-pazarlama eğitimleri veriyor.